Anasayfa > Bilimi ve Teknolojisi > York Chiller Sistemlerinde Gaz Kaçağı Tespiti ve Onarım Rehberi

York Chiller Sistemlerinde Gaz Kaçağı Tespiti ve Onarım Rehberi

York Chiller Sistemlerinde Gaz Kaçağı Tespiti ve Onarım Rehberi - Sevdamız Beşiktaş  - Güncel Spor Haberleri
✍️ Fatih ÖZDEMİR Haber Girişi:17.12.2025 - 11:21

Düşük emme basıncı arızasına neden olan sızıntıların tespiti, azot testi prosedürleri ve güvenli gaz şarjı yöntemlerini bu teknik rehberde bulabilirsiniz.

Yazı Boyutu
⏱️ 4 dk okuma

York chiller ünitelerinde düşük basınç alarmı alındığında, sorunun gaz eksikliği olduğu netleşmişse izlenmesi gereken belirli bir teknik protokol vardır. Sadece eksilen gazı tamamlamak, hem ekonomik kayba hem de çevresel kirliliğe yol açan geçici bir çözümdür. Kalıcı bir onarım için sızıntının kaynağını bulmak, sistemi nemden arındırmak ve hassas bir vakumlama süreci yürütmek şarttır. Profesyonel bir servis operasyonu, cihazın işletme maliyetlerini düşürürken kompresörün çalışma ömrünü koruma altına alır.

Azot Testi ile Sızıntı Noktasının Belirlenmesi

Gaz kaçağını bulmak için en güvenilir yöntem, sistemdeki mevcut akışkanın geri kazanılmasından sonra devreye kuru azot (nitrogen) basılmasıdır. York vidalı veya santrifüj kompresörlü modellerde tasarım basınç limitlerine (design pressure) dikkat ederek kademeli bir basınçlandırma yapılmalıdır. Boru ek yerleri, kompresör bağlantı flanşları ve titreşim sönümleyici körükler sızıntı riskinin en yüksek olduğu noktalardır.

Sızıntı tespit edildikten sonra kaynak veya conta değişimi yapılmadan önce sistemin içindeki azot tamamen tahliye edilmelidir. Onarım bittiğinde, sistemin sızdırmazlığını teyit etmek için mutlaka 24 saatlik basınç testi (pressure drop test) uygulanmalıdır. Bu test süresince sıcaklık değişimleri hesaba katılarak basınçta herhangi bir düşüş olup olmadığı OptiView panelindeki hassas sensörler üzerinden de takip edilebilir.

Vakumlama ve Nemden Arındırma Süreci

Sistem açıldığında veya gaz tamamen boşaldığında, içerdeki bakır borular ve kompresör yağı atmosferdeki nemle temas eder. Nem, soğutma sisteminin en büyük düşmanıdır ve yağla birleştiğinde asitlenmeye neden olarak sargıların yanmasına yol açar. Bu nedenle, sızıntı onarımından sonra sistemde 500 mikronun altına inen bir vakum derinliği hedeflenmelidir.

Vakumlama işlemi sadece havayı boşaltmak değil, içerideki nemi buharlaştırarak dışarı atmaktır. York chiller servislerinde vakum pompasının yağının temiz olması ve uygun kapasitede seçilmesi süreci hızlandırır. Vakum tutma testi (vacuum decay test) başarılı olmadan sisteme yeni gaz şarjı yapılmamalıdır. Eğer vakum değeri hızla yükseliyorsa, bu durum içeride hala nem olduğunu veya giderilememiş mikro bir kaçağın varlığını gösterir.

Doğru Gaz Şarjı ve Superheat Ayarı

Gaz şarjı yapılırken York'un belirlediği nominal değerler (plaka değerleri) esas alınmalıdır. Sıvı hattından yapılan şarj sırasında akışkanın doğrudan kompresöre gitmemesine dikkat edilmelidir. Şarj işlemi sırasında panelden "Evaporator Saturation Temperature" ve "Suction Temperature" değerleri izlenerek sistemin kızdırma (superheat) dengesi kontrol edilmelidir.

İdeal bir gaz şarjında, genleşme valfi (EXV) tam yükte çalışırken emme hattındaki kızdırma değerinin 5-8°C (veya York modeline göre spesifik değer) aralığında olması beklenir. Eğer gaz şarjı eksik kalırsa, kompresör yeterince soğuyamaz ve "High Motor Temp" arızası tetiklenebilir. Tam tersi, aşırı şarj ise kompresöre sıvı yürümesine (slugging) neden olarak mekanik kırılmalara yol açabilir.

Drayer Değişimi ve Yağ Kontrolü

Her gaz boşaltma ve sızıntı onarımı operasyonundan sonra sıvı hattı üzerindeki drayer (filtre kurutucu) çekirdekleri mutlaka yenilenmelidir. Drayer, sistemde kalan mikro düzeydeki nemi ve asidi hapsetmekle görevlidir. Ayrıca, gaz kaçağı sırasında bir miktar yağın da dışarı atılmış olabileceği unutulmamalıdır.

York kompresör karter camından yağ seviyesi kontrol edilmeli ve gerekirse York onaylı (S, L veya P serisi gibi) yağ ile takviye yapılmalıdır. Arıza sonrası yapılan bu kapsamlı müdahale, chiller ünitesinin kesintisiz çalışmasını sağlayarak işletme güvenliğini en üst düzeye çıkarır. Doğru uygulanan servis prosedürleri, uzun vadede enerji tasarrufu ve düşük arıza oranları olarak geri döner.